zeus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zeus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mitolojik Tanrı Ares

Mitolojik yazılarımıza da kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu sefer Ares’i seçtim. Yunan mitinde ARES, Roma mitindeyse MARS diye geçen bu tanrı, savaş bakanı gibi çalışır. Akbaba ve köpek onun simgesi olan hayvanlardır.

Sparta’nın güçlü, yiğit savaşçılarının da koruyucusudur. İlyada destanında anlatılan meşhur Truva Savaşı’nda baştan beri çok güçlü giden Truvalılar’ın kaybetmesi de başta Ares’in Truvalılar’la savaşırken sonradan geri çekilmesidir. Zeus ve Hera’nın oğlu olan Ares, kız kardeşi Athena’yla olan kavgalarıyla bilinir. Biz Ares’i ülkemizde de çok popüler olan Hercules ve Xena dizilerinden ayrıca da Disney yapımı Hercules çizgi filminden de hatırlıyoruz. Maalesef dizide bu karakteri canlandıran oyuncu Kevin Smith diziden sonra ciddi bir kazada hayatını kaybetmiş.


Ares rolünde Kevin Smith

Disney'in çizgi filminden Athena ve Ares

Neyse bu üzücü kısımları geçersek Ares aynı zamanda pek de çapkın bir tanrıdır eee ne de olsa armut dibine düşer Zeus’un oğlundan ne beklenir ki : ) Ares, Afrodit’e aşıktır. Bir gün güneş tanrısı Helios onları görür ve Afrodit’in nişanlısı olan demirci tanrı Hephaistos’a anlatır. Öfkeli nişanlı hemen oraya gelir ve ağ atıp aşıkları yakalar. Üstelik tüm tanrıları da bu rezilliği görmeye çağırır. Tanrıçalar utanıp gitmez ama tanrılar gelip epey dalga geçerler ama pek çoğu da aslında Ares’in yerinde olmak istediğini de itiraf eder:) ) Ares’in kız kardeşi Afrodit’le olan gönül maceralarından Eros, Arethousa, Phobos, Deimos, Harmonia, ve Adrestia isimli çocukları olmuştur. Bunlardan Phobos ve Deimos; korku ve terör anlamına gelirken Eros ve Harmonia aşk ve uyum anlamına gelir.
Gelelim Mars’a...Mars’la ilgili bir kişilik bunalımı söz konusu ilk başlarda tarım ve doğurganlık tanrısıyken zamanla Roma’nın genişleme politikaları sonucu savaş tanrısı olmuştur. Ayrıca Roma kentiyle ilgili şöyle bir efsane vardır: Mars’ın oğulları olan Romus ve Romulus yeryüzünde bir kurt tarafından beslenip büyütülür. Sonra bunlardan Romulus kardeşini savaşta öldürür ve Roma şehrini kurar. Bu yüzden de Romalılar Mars’ın soyundan geldiklerine inanırlar. Popüler bir hikaye ama benzerleri Habil ve Kabil’de, Türklerde ve kim bilir daha pek çok kültürde vardır. Yine de bu hikaye Romalılar’ı savaşçı olduklarına inandırmış ve başarıya ulaşmıştır.

Mars adı İngilizce’deki “martial” yani savaşla ilgili kelimesinin köküdür. Ayrıca mart ayı ve Salı gününün pek çok dildeki karşılığı olan mardi, martes, martedi de yine kaynağını ondan alır. Biraz uzun bir yazı oldu ama ben çok beğendim umarım okuyanlar da beğenir : )

Haftanın Mitolojik Kahramanı

Uzun zamandır yazmak istediğim bir konuydu bu biraz köşe yazarı vari olacak ama bundan sonra –tabii okul işleri elverdikçe- her hafta en sevdiğim konulardan biri olan mitoloji hakkında yazmaya çalışacağım. Genelde Yunan mitolojisinden bir kahramanı anlatmayı düşünüyorum. Umarım okuyanların da hoşuna gider :)

Eveet gelelim ilk haftanın konuğuna: PERSEPHONE. Kimi kaynaklarda adı bakire anlamına gelen Kore şeklinde geçer, Roma mitolojisinde ise Proserpina adıyla geçer ve Rönesans’ın önemli sembollerinden biridir. Şimdi gelelim bu kızımızın olayına. Efendim bu güzel mi güzel kızcağız doğa tanrıçası Demeter ve tanrı Zeus’un kızı. Güzel olduğu kadar da alçakgönüllü olan Persephone, bir gün kırlarda çiçek toplamaya gitmiş. Anan tanrıça baban tanrılar kralı ne işin var senin kırda bayırda, di mi? Ama olacakla öleceğe çare yok olanlar bahanesi derler ya bu kızın da durumunda kader onu çiçek toplarken bulmuş. Yer altı yani ölüler ülkenin tanrısı Hades bu güzel kızı görmüş ve arabası aldığı gibi kendi yer altı dünyasına kaçırmış. Annesi, bakmış kızı ortalarda yok çıldırmış; aramak için yollara düşmüş ve tabii sonunda öğrenmiş kızının başına gelenleri. Kahrolmuş üzüntüsünden ve her anne gibi hemen babaya koşmuş anlatmış olayları. Ama Zeus Hades onun kardeşi olduğu için Demeter kadar teleşlanmamış. “Kızı boş bırakırsan ya davulcuya kaçar ya zurnacıya aman boşver bizimkisi en azından bir tanrıyla kaçtı” mealinde bir şeyler söylemiş. Ama Demeter dayanamaış tabii kızının zorla kaçırılmasıne ve Zeus’a kızını geri getirmesi için yalvarmış. Kader tanrıçaları olan Moiralar’a göre kızın kaderinde geri dönmek varmış ancak çok önemli bir şartla: Sevgili Persephone’miz yer altında hiç bir şey yememeliymiş. Ah kader kahpe kader diye şarkılara döktükleri kadar var, Persephone yer altında 7 nar tanesi yemiş. E milletin ağzı torba değil ki büzesin gidip bunu Hades’e yetiştirmişler hemen. O da karısının evine dönmesini engellemiş. Ama kadere karşı gelmeye hiç bir tanrının gücü yetmezmiş. Sonunda Zeus’un da araya girmesiyle şöyle bir çözüm bulunmuş: Persephone yılın 6 ayında kocası Hades’le birlikte yer altı kraliçesi olarak yaşayacak diğer yarısındaysa annesinin yanına yeryüzüne dönecekti.

İşte mevsimler de böyle oluşmuş. Annesi Demeter kızı geleceği zaman doğayı çiçeklerle süsler baharı getirir sonra da yazın en güzel meyvelerini sunarmış ona. Sonbaharda kızı gidince üzülür, hüzünlü bir sonbahar gelir. Sonra ana yüreği sızlayıp kızının hasreti depreştikçe kara kışları getirirmiş. Yeniden kızının gelme vakti gelince de doğa uyanırmış. Bu benim çok sevdiğim bir hikayedir. Genç bir kızın zorla kaçırılıp evlendirilmesi ve annesinden ayrılması da çok acıklı gelir bana. Hafiften bizim töresel içerikli dizileri de andırır hani. Demiştim ya Persephone Rönesans’a ilham olmuş diye işte bunlar da resimleri...


İşte anne kızın kavuşması ve onlara engel olmaya çalışan Hades

Meşhur nar ve Persephone


Bu da hoş bir seramik olmuş Persephone ve kocası Hades


Son resimdeyse Hades'in Persephone'yi kaçırması

Related Posts with Thumbnails

Bana Ulaşmak İçin...

...mail adresim:
sparklypages@gmail.com

Sohbet Kutusu:))

Blog Listem

İzleyiciler

Gelip Görüp Fethedenler

Site Meter